Çarşaf

Çarşafa sarılmış hayallerimin özgürlüğüydü ilk karşılaşmamız.
İdama mahkum bir adamın istikbalini düşlemesi gibi;
Yarını olmayacak birinin yarınıymışçasına;
Ve zamana ihtiyacı olan bir aşkın zamansızlığı kadar;
Garipti yüreğime düşen karaltın.
Ne en arifi anlar bendeki seni,
Ne de en aydını bilir benim sende bildiğimi.
Seni sevmek şey gibiydi:
Evsize ev, umutsuza umut, cesede mezar.
Ama malesef sadece mazi bundan ibaretti.
Bitişini hatırlıyorum da o şerimdi ve o da garipti.
Evet, anlaşamadık… Anımsıyorum da,
Kefene sarılmış bedenimin tutsaklığıydı son karşılaşmamız.

Yorum bırakın