Peki hangi avukat savunacaktı o bakışlarını?
Resmen cinayete teşebbüs kokuyorlardı.
Göz bebeğinden yansıyan kaldırımda yatıyordu bedenim,
Bir ölü resmiyetinde, bir ölü sessizliğinde…
Cesedimi almaya geldiklerinde saklanıyordum,
Yargıya intikal eden gülüşünün arka sokaklarında.
Kendi cenaze törenimi protokolden izlerken,
Yağmur yağıyordu kirpiklerinden kurduğum çatı katına.
Ve ben gidiyordum…
Ama pişmanlık nafile.
Zanlıydın artık mor göz altlarımın mahkemesinde.
Ben hep bir kabahat gibi aramıştım seni,
Demek o yüzden demişti hakim bey,
“Suçlu bulundu!” diye.
Elveda sevgilim,
Bekle şimdi beni,
Duvarları küfür kokan bir hapishanede;
Bir ölü resmiyetinde, bir ölü sessizliğinde…